Mayıs 26, 2009

tadilat

apartmanda duvar, tavan ya da taban aracılığıyla sınır komşunuz olan kişilerin evlerinde yapılan tüm tadilatları birebir yaşarsınız. gürültüsüyle, pisliğiyle hatta bazen kırık döküğüyle. iki gündür banyo duvarı komşumuzun banyosunda yapılan tadilat nedeniyle kafa tasım matkapla delinmekte, titreşimler nedeniyle de banyoda ne var ne yok yere inmekte. bir kutu sıvı el sabununun lavabo kenarından kayıp düşmesi sonucu içindeki sabunu ankara kanalizsyonuna bağışlamış bulunuyoruz. ama sabunluk kırılmamış neyse ki.
beni bu derece rahatsız eden gürültünün, gürültüyü yapanları daha çok rahatsız etmediğini bilmek de daha bi sinir olmama neden oluyo. sanırım insan psikolojisi kendi yaptığı gürültüden rahatsız olmamaya ayarlıyor tüm bünyeyi ve sesi çıkartanlar, sesi dinleyenler kadar rahatsızlık duymuyorlar. bunu tadilat dolayısıyla anlamış değilim tabi ki. rahatsız edici sesler çıkartan aletler kimin eline geçse, ister istemez o sesi çıkartıyor ve kendisi rahatsız olmuyor. çevredekiler "yeter yaa yapma şunu" gibi sitemlerde bulununca kişi daha da gaza geliyor falan. ancak kızanlardan birisi o aleti ele geçirince o da başlıyor aynı sesi çıkartmaya. işte o zaman anlıyor ki kendisi sesi çıkartan olunca rahatsız olmak ne kelime bundan zevk bile alıyor. (matkap için geçerli olmayabilen önerme)

1 kişi de sallamış:

kudra dedi ki...

tadilat yine iyi bence. benim karşı komşumun süper bi motoru var ama hayat o adam için o motordan ibaret. sabahın köründe kapının önünde rınn rınn yapıo hergün bi kere de basıp gitse bi gezse ama yokk ı ıhh adamın fantezisi beni dellendirmek. ve işin kötüsü hiç bitmiicek bi tadilat bu :(